Kayıtlar

Kan Atlasi

Resim
ben babamin yuvarladigi cigin altinda kaldim colak miriltilarla dovmelenen cocuk her gun her gece eger adasinda, gozu agzi elinden alinmis, yosunlar sarmis bedenini cigliklarken bunu su icinde karada hancer suratli abinin ruzgarin ucar adimlari gecmis ilmeginde saklidir arzusu icinden karanlik , tekrar ve ilenc sizdiran hayret tasinda soruyor hatirasinda  sirtimda ve sirtinda gezinen bu urperti kim, bir damla sut yerine bu agu kim? ay gozuyle bakmayan kavruk akillara  boy atmis da salgilari cucelmis sezgileri bir yanilgi rehavetinde debelenenlere ey yuzleri bir babakus golgesine cakilmis olanlar uzgun adim, ileri mars.




Resim
Hep savunma hattindayim. Hayatin ve baskalarinin acisini cektiriyorum kendime. Gerceklikle yuzlesebilmekten acizim.  Gunes bile, salt varligiyla eziyor, huzne boguyor beni. Sadece gece vakti geceleyin, kendimle bas basayken her seyden uzak her seyi unutan ne gerceklikle ne de bir seylerin yarariyla ilgisi olmayan yitik gecede kendime kavusuyor, biraz teselli buluyorum. 
Hayatim usuyor.

bu odalarda pencerelerden asagi sarkmanin \ beni anliyor musunuz diye tekrarlamanin.

Resim
Ben bir cocuktum, icinize dustum Sizinle cevriliyim Siz mi beni kurtaracaksiniz Gercege bu kadar yakin bir koskte Gercege bu kadar uzak, hem yabani hem de uysal Kosemde oturuyorum.


Resim
Ice sizmak;
aile dostu bir cerrahin eldivenlerini denemek, sonra baska bir duzeyde sevmek, tiksinmek ve ikisinin ortasinda ya da disinda bir yerde, gercekten var olmayan bir yerde durmak.

Yarın Yapayalnız

Resim
" Neden hayatımız, bir kitabın sararık yaprakları arasından ansızın fırlayan kurutulmuş bir çiçek gibi ne bileyim rengi solmuş menekşe, ucu kırılmış kuzgunkılıcı, çıtır çıtır çınar yaprağı, neden o kadar korkunç? "

Özlemek.

Hâla orda olan birileri var mı?

batış

Resim
Güneştir düşen turuncusuna menekşeler sunarım Gece artık hiç dönülmeyecek yerlerdeki o sevgiliye Çocuklara kekik toplıyan sevgiliye Bir kekik uzatan çocuk anne deyince. Deniz dibinden çatı çeken Çocuk üstüne arkadaş üstüne
Güneştir düşen yeşilinde bir yüz döner Değişmiyen o gençliğiyle sevgili Ölümden sonraki kurtulma gibi Döner döner de gelir karşıma Deniz dibinden çıkan ahtapot ölüleri Eski utanmaları çeker su yüzüne
Güneştir kırmızı ve ben en çömezi bir rengin Altın hatıralar hükümetinin Bitmeyen sultanı o sevgiliye adanmış Soy utanç soy anış soy sevgi Gel artmaz azalmaz ey sevgi.

Sezai Karakoç